Advert
Advert

Uçan Araçların Çağında Yaya Yolu Aramak

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Serap Toker Uykun

Uçan Araçların Çağında Yaya Yolu Aramak
“Bu Şehri Gerçekten Yaşayabiliyor muyuz?”
Merhaba sevgili okurlar;
Bugün biraz Kocaeli’mizin o göz alıcı, gurur verici güzelliklerinden konuşalım mı?
Şöyle bir etrafımıza bakalım: Yemyeşil Kuzuyayla, doğa harikası Pembe Kayalar, kanyonuyla nefes kesen Ballıkayalar, uzun sahil şeritleri, masmavi denizimiz, mesire alanlarımız, barajlarımız ve şehirden uzak o huzurlu köylerimiz… Hepsi yazmaya da anlatmaya da sonuna kadar değer, doğanın bize bahşettiği muazzam zenginlikler.
Peki, bu güzelliklere gerçekten "erişebiliyor" muyuz? İşte asıl mesele burada başlıyor.
Ulaşım, günlük hayatımızın en temel konforu ve hakkıdır. Şahsen ben sabahları uzun yürüyüşler yapmayı çok severim. Sürdürülebilirlik felsefesine inanan biri olarak da, gerçek "erişilebilirliğin" bir şehirde bir yerden bir yere hiç motorlu taşıt kullanmadan, sadece yürüyerek ya da pedal çevirerek gidebilmek olduğuna inanıyorum.
Mesela Körfez’de bir mahalleden diğerine, Derince’den İzmit’e, İzmit’in bir semtinden diğerine; Hereke’ye, Kandıra’ya, Gölcük’e bisikletimle veya sadece ayakkabılarımla gitmek istiyorum. Her fırsatta "Şahsi araçlar doğayı olumsuz etkiliyor, karbon ayak izimizi azaltalım" diyoruz, değil mi? O halde doğaya hiç zarar vermeden, egzoz gazı çıkarmadan yol alabilmeliyim.
Ama gidemiyorum!
Öyle uzak rotalardan da bahsetmiyorum. Mesela Çenesuyu merkezden Çınarlıdere Mesire Alanı’na yürümek istesem, motorlu araçlar için duble yollar var iken yayalar için güvenli bir yol yok! Tütünçiftlik’ten Yarımca’ya geçmek istesem, yine araçlara yol var ama yayaya yok! Bu örnekleri Kocaeli’nin dört bir yanı için uzatabiliriz.
Dönüp bakıyorum; ortası denizle ayrılmış, etrafı sularla çevrili bir kıyı kentinde yaşıyoruz. Ama ne deniz otobüslerimiz her an hizmetimizde, ne her sahilde işleyen bir iskele var, ne deniz taksimiz ne de her noktaya mekik dokuyan vapurlarımız… Yürüyerek gidemediğimiz bu şehirde, yanı başımızdaki deniz yolunu da ulaşım için verimli kullanamıyoruz. Toplu taşımaya yönelmek istesek; kısıtlı güzergahlar, uzun bekleme süreleri, kalabalık, yorucu ve maliyetli bir süreçle karşılaşıyoruz. Kaldı ki o da en nihayetinde motorlu bir kara aracı...
Geçenlerde bir haberde gördüm; Japonya uçan araçlarını tanıtmaya başlamış. Dünyanın bir tarafı uçan araçları konuşurken, ben Kocaeli’de bir yaya olarak güvenle yürüyecek yol arıyorum!
Soruyorum kendime: "Yaya olarak bir yere gitmek istedim de gidemedim mi?"
Evet, defalarca! Ya yolu kilometrelerce uzatmak zorunda kaldım, ya ciğerlerime egzoz dumanı doldurdum, ya toza bulandım ya da vızır vızır geçen trafiğin ortasında ezilme korkusu yaşadım. Motorlu araçlar için yapılan yolların da kendine göre sorunları var elbette ama sonuçta onlar için yapılmış bir "yol" var.
Sosyal medyada zaman zaman engelli vatandaşlarımızın çektiği farkındalık videolarına denk geliyorum. İzlerken insanın içi sızlıyor. Görme engelli bir birey, kendileri için yapılan sarı kılavuz çizgili kaldırımı takip ediyor. Yolun tam ortasında çizgi bir anda pat diye bitiyor! Videoyu çeken vatandaşımız trajikomik bir dille şöyle diyordu: "Birey bu yolda ilerlerken birdenbire bir tıp mucizesi yaşanıyor ve yol bitiyor. Demek ki gözleri tam burada açılıyor!"
Güler misiniz, ağlar mısınız? Ne yazık ki bu trajikomik manzaralar şehrimizin bir gerçeği. Bunları gördükçe "Ben hala yaya yolu arıyorum" demekten kendimi alamıyorum.
Bu çevre düzenlemeleri, bu altyapı projeleri neden insanı, yayayı, engelliyi merkezine alarak yapılamıyor? Biz bu güzel şehirde işimize, gezmemize ya da o bahsettiğim doğa harikası mekanlara neden bisikletimizle, koşarak, yürüyerek ulaşamıyoruz?
Şimdi bu satırları yazarken düşünüyorum; kentleri inşa ederken sadece demir ve betonu değil, insanın bedensel ve ruhsal sağlığını, doğayla olan bağını da hesaba katmak zorundayız. Şehirler arabalar için değil, insanlar için tasarlanmalıdır.
Aksi takdirde, gözümüzün önündeki o masmavi denize ve yemyeşil ormanlara ancak direksiyon başındaki egzoz dumanlarının arasından bakmaya devam ederiz...

begendim
1
Begendim
bayildim
1
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar