Advert
Advert

İnternet Dünyasının Trajikomik Halleri Değerli

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Serap Toker Uykun

İnternet Dünyasının Trajikomik Halleri
Değerli okuyucularım;
İnternete bir giriyoruz, pir giriyoruz! Ve bir türlü çıkamıyoruz...
Facebook’taysanız; o sayfa senin, bu grup benim... Yok arkadaşlar ne yapmış, yok akrabalar nereye gitmiş... Instagram’daysanız; yine o hesaba bakayım, bu öneriye takılayım, şu videoyu izleyeyim derken kaybolup gidiyorsunuz.
Bitmiyor ki! WhatsApp’ı var, X’i var, TikTok’u var... Var oğlu var!
Dipsiz bir kuyu gibi hepimizi içine doğru çekiyor; çoluk çocuk, genç yaşlı demeden...
Aslında her icat gibi internet de doğru kullanıldığında hayatımızı kolaylaştıran çok yararlı bir araç. Ancak böylesine güçlü bir çekim alanı olunca, beraberinde bıçak sırtı tehlikeler de barındırıyor. Hayatımızı kolaylaştırdığı kadar karmaşıklaştırıyor da...
Mavi ekran ışığına aralıksız maruz kalan yorgun gözlerimiz, beynimiz ve bedenimiz... Sürekli ve hızla akan yüzeysel içerikler yüzünden gündelik hayatta sabırsız, birbirini dinlemeyen, derinlemesine düşünmeyen ve giderek birbirinden uzaklaşan bir sosyal ortam... Üstelik doğru bilgilerin arasına ustalıkla serpiştirilmiş yalan yanlış haberler... Ve kapılıp gittiğinizde zamanın nasıl akıp geçtiğini hiç fark edemeyişimiz...
Genelde çocukların dikkat dağınıklığı üzerinde durulur; oysa bence asıl büyük sorunumuz yetişkinlerin dikkati oldu. "Oluyor" demiyorum, artık "oldu" diyorum! Çünkü yetişkinler de artık dinlemiyor, odaklanmıyor ve düşünmüyor. Hayati kararları için bile hemen yapay zekâya başvuruyor.
Tamam, birileriyle ya da bir teknolojiyle beyin fırtınası yapmak güzel bir şey elbette. Ama yapay zekâ henüz bir çocuk sayılır, ne kadar bilebilir ki? Ayrıca yaşamıyor; varoluşu, hissi, canı olmayan bir zekâ türü. Bizim hissettiğimiz o çok boyutlu yaşamı kavraması yıllar ister ve ne olursa olsun asla bir insan olamaz.
Yapay zekâyı küçümsemiyorum tabii, kesinlikle çok kıymetli bir buluş. Benim asıl anlatmak istediğim; biz insanoğlunun en güzel ve en faydalı icatları bile yanlış, verimsiz kullanarak kendimize dert çıkarma konusundaki ustalığı!
Gerçi internet öncesinde de çok farklı değildik; o zamanlar da insanımızı televizyon kanallarına, dizilere kaptırmıştık. Ekranlar ve kamu spotları üzerinden farkındalık yaratmaya çalışıyorduk. Televizyon kanallarının çoğalmasıyla birlikte, bir sürü anlamsız programla toplumun zihnen uyuşturulması çoktan başlamıştı. O günlerde de doğruyla yanlış birbirine harmanlanıp önümüze sunuluyordu. Magazin ve eğlence programlarının önemli bir kısmı insanı ve toplumsal dokuyu yozlaştıran bir dille işleniyordu.
Birinin sahnede ne giydiği ya da kiminle ne yaşadığı günlerce memleket meselesi yapılırdı mesela. Oysa bizim o hayatlarla ne ilgimiz vardı? Sahnede giyilen bir kostüm ya da bir dans figürü neden yıllarca en hararetli sohbet konumuz oldu?
Bugüne bakıyorum; araçlar değişti ama özünde pek bir şey değişmedi. Topluma yön veren konular hâlâ insanımıza değer katacak, bizi kültürel ve zihinsel olarak ileriye taşıyacak nitelikte değil...
Eskiden derya deniz bilgiye ulaşmak çok zordu. Bugün internet sayesinde ve yapay zekânın da desteğiyle her türlü bilgi bir tık uzağımızda. Fakat bu kez de karşımıza başka bir engel çıkıyor: Bu bilgilerin doğruluğunu nasıl teyit edeceğiz? İşte orası hiç kolay değil.
Üstelik bizler uzun yazıları okumaya üşenirken, kitaplara kalınlığından çekinerek yaklaşırken, videoları saniyelerine göre seçip izlerken... Tam olarak dikkatimizi toplayamazken, biri bir şey anlatırken aklımızda bin tilki dolaşıp "seçici dinleme" tuzaklarına sığınırken...
Gel de çevre hakkında insanları bilinçlendir, gel de dikkatleri doğaya, toprağa, geleceğe çek!
İşimiz gerçekten çok zor... Ama yine de anlatmaktan, yazmaktan ve birbirimize ayna tutmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Serap Toker Uykun

begendim
1
Begendim
bayildim
1
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar