Advert
Advert

Eylül Esintisi

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Serap Toker Uykun

Eylül Esintisi
Değerli okuyucularım;
Her yıl eylül ayının getirdiği o tatlı heyecanı sadece benim hissetmediğimi biliyorum, bundan çok eminim...Söze belki biraz duygusal bir başlangıç yapıyorum ama sonbaharı çok seven biri olarak, eylülde okullar açılırken özlediklerimle yeniden buluşmanın heyecanı sarar her yıl beni.
"Okul"... Öğrenciyken pek sevemediğim, öğretmenken de birçok kuralını hâlâ benimseyemediğim; ama beni disiplinli ve prensipli bir eğitimciye dönüştüren o yuvamız. Hemen hemen hepimiz geçtik o çatının altından. Öğrenci için ayrı, öğretmen için ayrı, idari çalışanlar ve veliler için apayrı anlamlar taşıyan bir ortak alan...Yeni eğitim-öğretim yılı hepimize hayırlı olsun. Çocuklarımızın ve gençlerimizin kapısından merakla ve öğrenme arzusuyla girecekleri harika bir yıl olmasını diliyorum.
Bir süredir buradan sizlerle çevre ve doğal varlıkların korunması üzerine naçizane düşüncelerimi paylaşıyorum. Bazen de uzun uzun düşünüyorum; acaba bu yazdıklarımı gerçekten okuyan var mı diye...Yeşile, doğaya, hayvanlara, çocuklara, denizlerimize, gökyüzüne ve soluduğumuz havaya dikkat çekmeye çalışıyorum. Ancak öyle yoğun tempolu, stres dolu bir hayatın içindeyiz ki... Geçim kaygıları ve gelecek korkusuyla yaşarken çoğumuz gün boyu başını kaldırıp gökyüzüne bile bakmıyor. Hatta kısıtlı nefesler alıp vererek, diyafram kasını hiç çalıştırmadan günler geçiriyoruz. Böyle bir kargaşanın ortasında ben de çıkmış nelerden bahsediyorum, değil mi?
"Bokashi" diyorum, "permakültür" diyorum, "karbon ayak izi", "iklim değişikliği", "temiz denizler", "can dostlarımız", "çocuklar" diyorum... Diyorum da diyorum!
Peki nasıl yapacağız, bunu nasıl sürdüreceğiz? Hayat telaşının içinde şimdi hangisiyle ilgilenelim? Yoksa size suçluluk mu hissettiriyorum?
Niyetim aslen hiç suçluluk duymayacağımız o bilinç noktasına hep birlikte gelebilmek. Düşünmeden alışveriş yapmamak, sürekli tüketmemek, tükettiklerimizi doğru seçmek ve sağlıklı gıda için el ele vermek... Toprağımızı korumak, havamızı korumak, denizlerimizi tertemiz görebilmek... Çok şey mi hayal ediyorum?
Oysa bunlar zaten doğal olanı, yani henüz bozulmamış olanı istemek. Zaten var olanı talep etmek insanı "çok şey isteyen biri" yapmaz, öyle değil mi?
Mahallelerimizde daha çok yeşil alan görmeyi hepimiz hak ediyoruz. Sağlıklı kumaşlardan giyinmeyi, temiz suya kolayca ulaşabilmeyi, tertemiz sokaklarda yürümeyi hak ediyoruz. Üstelik hayatımızın bir döneminde çatısı altından geçtiğimiz okullarımızda tüm bu görgüler, değerler ve doğa sevgisi bizlere kıymetli öğretmenlerimiz tarafından verilmişti.Acaba nerede eksik kaldık? Nerede bildiklerimizi ve öğrendiğimiz doğruları uygulamamayı seçtik? Nerede kaybettik o görgümüzü, öz değerlerimizi?
Hafif esintili bu eylül akşamında klavyemden dökülenler işte bunlar...
Ben daha uzun yıllar seyretmek istiyorum ilkbaharı ve sonbaharı... Çiçekler tomurcuklandığında doğanın o muazzam uyanışını hissetmeyi de, Doğa Ana uykuya hazırlanırken büründüğü o pastel tonlardaki nefis manzarayı izlemeyi de çok istiyorum.
Ama biliyorum ki doğa "doğal" kalmazsa, ben ne kadar istersem isteyeyim, bir süre sonra bunların hiçbirini hissedemeyecek ve göremeyeceğim...
                                                                                           Serap Toker Uykun

begendim
1
Begendim
bayildim
1
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar